BU BAHAR EFKAR’A GEL

BU BAHAR EFKAR’A GEL

Erise dağlar karı, açsa çiçekler sarı

Esse bahar rüzgarı, püfür püfür gelse yel

Davul vursa tokmağı, söylense  Atabarı

Uzak kalma Şavşat’lım, bu  bahar Efkar’a gel

 

Cümbüşün nağmesinde, yare selam vermeye

Düğünlerde söylenen, türküye gel, söze gel

Yeşilin bin tonunda, cennet neymiş görmeye

Ayrı kalma arkadaş, bu bahar Efkar’a gel

 

Şavşat’ın incisine, dünya birincisine

Efkar’ın tepesine, çaya gel, sohbete gel

Anıların sesine,  aşıklar yuvasına

Uzak durma sevdiğim, bu bahar Efkar’a gel

 

Üç gün için kuruldu, pazarlar, karnavallar

Yeşil çimen üstünde, tuluma, zurnaya gel

Halayda kopukluk var, gel ki birleşsin eller

Temmuzun yirmisinde, Sahara’da bara gel

 

Kuymak ne imiş bilmez, peynir eritme yemez

Onları öğretmeye, çoluk çocuk topla gel

Belki gelmek istemez, gidip görelim demez

Sen yine de ısrar et, bu bahar Efkar’a gel

 

Ey şehirli kardeşim, bu ne telaş, bu ne hırs

Derde derman bulmaya, tertemiz doğaya gel

Kafanı dinle biraz, ara ver ticarete

Bir hafta ziyarete, bu bahar Efkar’a gel

 

İstediğin bal olsun, başım gözüm üstüne

Yola çıkmadan önce, telefonla ara gel

Yaylalar renk cümbüşü, dönmüş çiçek büstüne

Sen yeterki arkadaş bu bahar Efkar’a gel

 

Özlemiştir büyükler, gözler kapıyı bekler

Şartları zorla biraz, bu bayram onlara gel

Annen baban görmeye, duasını almaya

Hayat sona ermeden, mutlaka Efkar’a gel

 

                                                          12 MART 2012

                                                             SİNAN ULU

                                                                ANKARA

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir