(ŞAVŞAT VE AHALDABA) SÖCÜKLERİNİN ANALİZİ)

I-) Yapılan araştırma ve incelemelerde, Şavşat ve Ahaldaba sözcüklerin Türkçe olmalarına rağmen Gürcüce sözcüktür muamması gerçeği yansıtmamaktadır. Şöyle ki: Yazar Hayrettin Tokdemir’in 1978 tarihli “Artvin Destanı” adlı yapıtında, ŞAVŞAD/ŞAVŞET, başlıklı sayfasında şu açıklamaya yer vermiştir: “Uzmanların araştırmaları sonucu Saka/İskit boylarında TAOK, KILARÇ ve ŞAVUŞ, adlı boyların olduğu ve boyların yaşadıkları yerlerin bu adları aldığı saptanmıştır. Buna göre, Şavuş-et = Şavuş  boyunun yaşadığı bölge, yöre olarak günümüzün ŞAVŞAT’ ı  olacağı gibi, “KARA” anlamına gelen “ŞAV” ile hakandan sonra gelen yetkileri taşıyan kişilere verilen “ŞAD” unvanının birleşmesiyle meydana gelen “KARA-ŞAD” bölgesi de olacağı yine tarihçilerimizce belirtilmiştir.

Ayrıca “ŞAT” cür’et, cesaret anlamına da gelmektedir. Görülüyor ki, sözcükler hangi anlamlarıyla alınırsa alınsın birbirini tamamlar nitelikteki bu görüşler “ŞAVŞAT” adının Öztürkçe olduğunu  belgelemektedir. Buna uygun olarak “TAOK” lardan bugünkü “TAVUSKAR”/TAOS/KAR”, “KALARÇ” lardan da bugünkü “KILARCET” olarak bilinen kale ve konum yeri kalmıştır.(Dip not yok)

II-) RAHMİ TEMİZ’İN Araştırmalı yazısında : “Arsaklılar ilçemizi  hakimiyetleri altına aldılar (M.Ö 149-M.S 428) YY. Ahıska’da yaşayan Arsaklı Eruşeti  oymağı ilçemize yerleşerek ŞAVŞETİ (ŞAVŞİ), ismini verdiler. (Köyümüzdeki Arişet mahallesinin adı  oymak adından gelmektedir.)

III-) YAZAR VE EĞİTİMCİ  DURSUN ÖZDEDE’NİN “KARÇAL’DAN SAHAARA’YA ŞAVŞAT” 1990 tarihli  yapıtında, sayfa: 48, başlık, ŞAVŞAT ADI, şöyle açıklanmaktadır: “Eski kitaplarda ve haritalarda “ŞEVŞAD, ŞAVŞİD, ŞAVŞETİ, ŞAVŞET” Biçiminde geçen “ŞAVŞAT” adının nereden geldiği ve anlamı hakkında, M.Adil Özder’in yaptığı araştırmalara göre; 1-Şavşat, Gürcü dilinde “KARA” anlamına gelen “ŞAV” ve “ORMAN” anlamına gelen, “ŞAD” kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur. Bu duruma göre, “KARAORMAN” ANLAMINA GELİYOR. Ancak “ŞAV” VE “ŞAD” kelimelerinin Türkçe kökenli olup sonradan Gürcü diline geçtikleri anlaşılmaktadır. Şöyli ki: a) “Şav” kelimesi  Türkçedir. “Buğa, zıkva, kalak, uban, daba vb. “kelimeleri gibi zamanla gürcü diline geçmiştir.

b) Bugün Kars, Erzurm yöresinde siyah taşlara “Şöve” denmektedir. Şavşat’ta böyle siyah parlak taşlardan kare biçiminde yapılıp, kadınların boğazlarına astıkları takıya da “Şova” denmektedir. c) Prof.Dr.M.Fahrettin Kırzıoğlu’na göre, “Oğuz Türkleri” ülkelerinin kuzeyindeki ulu düşmanına “Karahan” anlamına gelen “ŞAVKALI MELİK” derlerdi. Burada “ŞAV” kelimesinin “KARA” anlamına geldiği görülüyor. d) HAZAR  Türklerinde “ŞAD” kelimesi  uç beylerinin unvanı olarak kullanılmıştır. e) Bugün Ardahan ve Sarıkamış ilçelerinde “Şadevan” adlı köyler ve yine Kars Çay’ı kıyısında “Zaruşad” adlı bir yöre vardır. Bu yöreler OĞUZ TÜRKLERİ’nin” orta yeridir. Bu duruma göre “Şav-şad” kelimelerinin Türkçe kökenli olup sonradan Gürcü diline geçmiş olduğu anlaşılıyor. Zamanı kısa olarak ve aslı araştırılmadan bu kelimenin Gürcüce olduğunu söylemek doğru  sayılmaz.

2- Oğuz –Partların batı uç beyliği olan Küçük Arsaklılar’ın TAYK  Eyaleti’nin oymak adlarına göre yedi sancağa ayrıldığını bildiren KHORENLİ COĞRAFYASI’nda “ŞAVŞETİ” sancağının “SAVUŞ/ŞAVŞİ” adlı  SAKA oymağının yurdu olduğu kaydedilmektedir. Buradan da “ŞAVŞAT” adının “Şavşi Yurdu” anlamına geldiği ortaya çıkıyor.

III-) Yine Dursun Özdede’nin ,2009 tarihli “her yöniyle ŞAVŞAT” adlı yapıtında da ,”Şavşat”sözcüğü hakkında aynı tekrarı vurgulamaktadır. Sayfa:42

I-Kaynaklar gösteriyor ki, Şavşat sözcüğü, Gürcü  sözcüğü değildir. Türkçe’dir. Peki Gürcüler neden ısrarla “Şavşat-i” adın hal eki getirerek Gürcüleştirmeye kalkıyor? Bildiğiniz gibi adın hal ekleri Türkçe’de anlam ekleridirler, -i eki durum ve yer bildirir. Gürcü dilininde  adın hal ekleri yoktur. Ancak “Siyasi” bir sözcük olarak kullandıkları bir gerçektir. Onların araştırmacı bilim adamları da Şavşat sözcüğünün Gürcü sözcüğü olmadığını pekalada bilmektedirler. Bir yöreye, bir bölgeye, vaya  sosyolojik olarak bir topluma sahip çıkmaları  siyasal aktivitelerdir. 2010 tarihinde, Batum Üniversite’sinden gelen akademisyenler beş kişiydiler. Gürcü Retor’a Şavşat Kaymakamı mikrofonu verdiğinde yirmi dakika, Gürcü gelenek ve görenekleri hakkında konuşma yaparak; son sözü ”Bizim topraklarımızda  bu kültürü yaşattığınız için teşekkür ederim.” dedi. Tercüman konuşmalarını Türkçeye çevirdi. Şavşet-i kendi siyasi anlayışına göre tanımladı. Tabii bu konuşmalar kabul edilemezdi.

2-Dursun Özdede’nin Şavşat sözcüğünü analiz ederken, alakası olmayan yan eklemelerin “Dip not dayanakları  yeterli değildir.”

3-Hayrettin Tokdemir’in  Şavşat ve Ahaldaba sözcüklerine, gerek dip notlu tarihsel bulgular ve gerekse  kaynaklar gösterilmediği sadece var sayılma ancak “Marjinal Tarih” görünümde kanaatlerini belirtmek doğru değildir. Sözcükler hem tarihsel ve hem de anlamsal olarak bilimsel dayanaklı açıklamaları olmalıdır ki, inandırıcılığını kuvvetlendirsin. Her ikisinin de doğru olduğu vurgulanan; Şavşat ve Ahaldaba  sözcüklerin öz Türkçe oluşları tarihi yansımalarını doğrulamaktadır.

Sözcükler tarihi gelişim olarak günümüze dek gelirken; eski ve yeni diye anlamlarda değişikler olabilir.

4-SÖZCÜKLERİ BİLİMSEL OLARK ELE ALIP, SOSYOLOJİK GELİŞMELERİNİ ANALİZ EDELİM:

–ŞAT: is. Frs. chatte den.Sığ sularda ağır yükleri taşımak için kullanılan,altı düz,bir çeşit tekne.Örnek:Bordadan aşağı Şatlara inip,torbaları Şata bırakıp,eli boş geri dönüyor.(Türk Dil Kurumu sözlüğü)

–ŞAVK:(ŞAV):is. Ar. Şevk halk. Işık, savkı vurmak, bir şeyin ışığı yansımak.(Türk Dil Kurumu)

–DABA: Eski oğuzlarda “Tepe”, Çağatay Türkçesinde: Daba/Daban, tepe, dağ karşılığıdır.(Açıklama Hayrettin Tokdemir. Dip not yok kaynak gösterilmemiştir.

–Daba:Da . Addır, Ba . Ar. güçlü kuvvetli anlamına gelmektedir. Büyük Meydan Larusse.sayfa:11022.

–AHAL,AHALİ, AĞAL:HALK ANLAMINDA OSMANLICA sözlük.

–AHALDABA:Güçlü kuvvetli halkın yaşadığı yer anlamı taşımaktadır. Örnek: Tepeköy (Ahaldaba) kış güreşlerini gelenek haline getiren,güreşe meslek edinen halktır.Örnek :Mahmut Pehlivanlar,Yusuf Pehlivanlar Osmanlı da Padihşahın karşısında güreşenler Ahaldaba’lı Mahmut Pehlivanı kaynaklarda adı geçmektedir. Eski Türkçede bazı adlar bugün anlam kaybetmiş bulunmaktadır. Eski ,yitirilmiş sözcükler de anlam olabilir. Yaşayan Türkçemizde anlam “Güçlü Kuvvetli Halk” anlamındadır.

–ŞAD:Sevinmek,neşeli olmak,memnunluk duymak.T.D.K

–ŞAV-KI-MAK:Işık saçmak,parlamak.T.D.K

–ŞAVK,-ki.is.:Işık .T.D.K

–ŞAV-T:Etrafı dolaşmak, (Osmanlıca sözlükte)

–ŞAVT: a.(Ar.Şavt-t) Eski sözcük: Bir şeyin etrafında dolanma.(Kabe’nin etrafında dolaşmak)  Büyük Meydan Larusse. Sayfa11022 —-

Dil bilimine göre; Şav-Şat :Bilimsel tanımı:Güneşin ,dağların etrafında dönerek;bulutlar arasında aşağıya ışıklarını sızdırması veya geçirmesi.Işıklı bir coğrafya olarak yer adı niteliğini kazanmış olmalıdır.

—-ŞEV:a.(Farsça.Eski sözcük. 1-İnişli yer.Bayır.

—-ŞET:a.(Ar. Eski sözcük.1-Dağınık olma,ayrı ayrı durma.

—ŞEVŞET: İnişli çıkışlı, bayıbacak, daınık yerleşim alanlı coğrafya. LARUSSE.s.11058

Günümüzde yaşayan Türkçemizin anlamları yukarıda kısa olarak özetle açıklanmıştır.

YAPILARINA GÖRE DÜNYA DİLLERİ:

I-Bir heceli (yalınlayan) diller,

2-Bitişken diller(Bağlantılı)diller,

3-Bükünlü diller.

TÜRKÇE: Bükünlü dillere girmektedir. Bu dillerde sözcükler ek olarak değişime uğrarlar. Sözcük kökleri  değişmez. Örnek: Değişmeyen bir kök işteşlik, olumsuzluk, zaman, kişi…anlamı veren çeşitli ekler gelir.Kökle ek birbirine bitişir ya da bağlanır.

Altay  Dilleri:(Moğolca, Mançu-Tunguz) Japonca, Ural dilleri(Fince, Macarca, Samayertçe),kimi Afrika ve Asya dilleri,Türkçe,bu dil kümesine girerler.

TÜRÇE’DE ADLARIN DURUMLARI: Adlar tümce içerisinde yer aldıkları zaman beş durumda bulunabilirler:

1-Yalın durumda:Adın durum eki almamış biçimidir. Örnek: Şavşat, Ahaldaba, Tepeköy…gibi,

2-Belirtme durumu: Adı belirmek gerektiğinde kullanılır. Ekleri:-i,-ı,-ü,-u, ekini alırlar. Örnek: Şavşat-i, Tepeköy-ü, Ahaldabay-ı…gibi,

3-Yönelme durumu:Adın belirtiği kavrama yönelme ya da dönüş söz konusu olduğunda kullanılır. Ekleri:-e,(-a) ekini alırlar. Örnek: Yarın Tepeköy-e gidiyoruz. Şu Ahaldabay-a bakınız.Şavşat-a gideceğim.Gibi…örnekler verilebilir.

4-Kalma durumu:Ada “içinde olma ya da kalma anlamı verir.Ekleri:-de,(-da,-te,-ta)ekini alırlar.Örnek:Şavşat-da kar güreşleri  şubat ayında yapılmaktadır.Ahaldaba-da Mahmut ve Yusuf Pehlivanlar nam salmıştır.Tepeköy-de okumaktayım.Gibi…

5-Çıkma durumu:Tümcede adla ilişkili eylemin nereden çıktığını  ya da ayrıldığını bildirir.Ekleri:-den,(-dan,-ten,-tan) ekini alır.Örnek:Yarın  Şavşet-dan hareket edilecek. Ahaldaba-dan gelmekteyim. Tepeköy-den ayrılalı uzun zaman oldu.Gibi….

Not: Durum ekleriyle birlikte kullanılan” s, y, n, ş ” sessizleri (ünsüzleri)kaynaştırma sessizleridir. Örnek: Çatı-s-ı, Köyü-n-ü, Soru-y-u, vb..

Durum değerlendirmesi: Şavşat  sözcüğü  Türkçe olduğu gibi aynı zamanda yaşayan Türkçe içinde yerini almış devam etmektedir.Şavşat-i ,belirtme ekini almış dilbilimi yönünden gerekli belirtici anlamını  vermektedir.Gürcü,sözcüğü olması dilbilim açısından mümkün değildir.Ancak,ticari ve siyasi açı bakımından Gürcü dilinde kullanılabilir.Sözcüğün kullanılmasıyla ,Gürcü kökenli bir sözcük olmaz.Nitekim Türkçede de bu gibi durumlar mevcuttur.

SÖCÜKLER DİLBİLİMİNE GÖRE AÇIKLANIR VE ANLAMLAŞIRLAR.Her sözcüğün doğuşu ve yapısıyla anlamdırılır. Coğrafi adlar, coğrafi durumu göre anlamdırılır, sözcüğün doğuşu da o anlamı verecek biçimdedir.

Samet Acaroğlu, Araştırıcı-İnceleyici Yazar.14-Şubat-2013

2 thoughts on “(ŞAVŞAT VE AHALDABA) SÖCÜKLERİNİN ANALİZİ)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir